Gel ki Beklemek Olsun

gel ki, beklemek olsun!

 

saat epey geç oldu,

ãœstelik dünden uykusuzum biliyorsun,

elimi masaya uzatamayacak kadar yorgunum, gelki

ben o konuları kapattım

hem emin ol seni beklememin başŸka ulvi sebepleri var

bak şŸu gördüğŸün kitaplar

şžu yerde üst üste duran,

altı üstü hayat işŸte dedirtecek kadar

beni dünyadan koparan şŸeyler,

gelişŸinle süpüreceğŸim tüm evi,

fincanlar, kırık aynalar, tütün tozları, karabasanlar

iran sineması vesaire

birbirimizi değŸişŸtirmeyelim olur mu?

bana eski günlerden bahsetme,

ortadoğŸudan da bahsetme kalsın,

anlat hele, güneşŸli yollar çamura mı bezenmişŸ?

anlat benim yoldaşŸım delilere mi özenmişŸ?

söz açmam sana hikmetten

gazze’li çocukların asilliğŸinden bile,

kimin umrunda cahit zarifoğŸlu,

ya da taşŸra dergiciliğŸi,

ben sana ibrahimden bahsedeceğŸim,

ali şžeriati’’den, ha bir de ilhami çiçek’’ten,

sonra susacağŸız, önce sen susacaksın upuzun

sonra ben yemin edeceğŸim hiç bozmamaya sessizliğŸi.

of avazım çıktığŸı kadar bağŸırabileceğŸim;

ormanlar bul bana,

dağŸlara çıkalım;

kaçalım bu kapital düzenden,

sloganlar atalım yine;

sen “kahrolsun siyonizm de,

ben ohhh…” deyip çekeyim içime

tertemiz bir dünya.

yine vakur gel,

ilkyazın habercisi olsun adımların,

gel ki;

tüm zamanların en uzun bekleyişŸi son bulsun,

gel artık;

hiç gitmediğŸinden emin olayım.

 

İkindi Yağmuru dergisi, Mart Nisan 2009

http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=451388